Tüm Yazılar
Psikoloji
Mitler

Sık Karşılaşılan Terapi Mitleri

Psikoterapi konusundaki yaygın yanlış inanışlar; terapiden erken ayrılmaya ya da sürece hiç başlayamamaya zemin hazırlayabilmektedir. Bu mitlerin farkında olmak, terapiyle gerçekçi bir ilişki kurmanın ilk adımıdır.

20243 dk

Yanlış Beklentilerin Klinik Sonuçlara Etkisi


Psikoterapi konusundaki yaygın yanlış inanışlar; terapiden erken ayrılmaya ya da sürece hiç başlayamamaya zemin hazırlayabilmektedir. Bu mitlerin farkında olmak, terapiyle gerçekçi bir ilişki kurmanın ilk adımıdır.


Mit 1: 'Terapi Her Zaman İyi Hissettirmelidir'


Psikoterapi bazen belirgin bir rahatlama sağlar, bazen de zorlayıcı bir deneyim olarak yaşanabilir. Bu ikisi birbirine zıt değil; aksine sürecin doğal bir parçasıdır. Terapinin gerçek hedefi, rahatsız edici duyguların da güvenle taşınabildiği bir iç kapasite geliştirmektir. Zorlanmanın yokluğu ilerlemenin göstergesi değildir.


Mit 2: 'Terapi Hızlı Çözüm Sunar'


'Hızlı çözüm' beklentisi iki kritik riski beraberinde getirir: Birincisi, kişi kısa vadeli rahatlamayı uzun vadeli ve köklü bir değişimle karıştırabilir. İkincisi, derin yapısal örüntülerin dönüşümü için gereken süreyi 'başarısızlık' ya da 'terapinin işe yaramaması' olarak yorumlayabilir. Terapi büyük ölçüde 'hız' değil 'istikamet' işidir: kişi zamanla kendini, ilişkilerini ve yaşamını daha gerçekçi, daha şefkatli ve daha işlevsel biçimde kurmaya başlar.


Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; profesyonel destek yerine geçmez.